5 Ekim 2007 Cuma

eli yuzu duzgun helal sut emmis kiz Nasıl Bir Kız

her genç,yakışıklı ve başarılı erkeğin olmasa bile tüm kayınvalidelerin yüzyıllardır değişmeyen rüyasıdır.

böyle bir kız nasıl olmalıdır bakalım;

eli yüzü düzgünlük; bu bölüm daha çok doğuştan gelen özellikleri kapsayan bölümdür. tercih şöyle ilk görüşten sonra dönüp ikinci kez baktıran modellerden yanadır tabiki. ancak daha çok yüce yaratanın hikmetleri bağışlama seviyesiyle doğru orantılı olduğu için kullanıcılar için manuel seçimlere dayanmaz. tabi estetik cerrahinin giderek gelişmesi "eli yüzü düzgünlük" katsayılarını ufak rötuşlarla arttırmayı sağlamaktadır. tıp bilimi bu alanda bir hayli ilerlemiş olup kurbağa hayvanlarından bile pamuk prensesler yaratmaktadır, masal da değildir.

ilk görüşten karakter tahlili ve ön yargının dayanılmaz hafifliği annelerimizin vazgeçilmezleri olduklarından, tanıştırdığınız aşkınızı, tatlişinizi, eşruhunuzu birazcık kısa gören anne "yerden bitme", aksine uzun boylu gören anne "sırık", dişleri biraz büyükse "tavşan diş" saçları biraz boyalı ise de "palyaço kılıklı" gibi sözlerle yaftalaması da gayet olağandır ona göre hatta dötü büyük kızlara "orospu bu kesin" bile diyen çıkabilir. eli yüzü düzgün kızımız testin bu en meşakkatli a bölümünden alnının akıyla geçerek derece yapabilir ama biraz önce sıraladığım özelliklerden biriyle annenin karşısında duran hatu kişi gerilimlere yol açar ki ülkemizin bu hassas dönemlerinde benzer gerginliklere hiç mi hiç gerek yoktur.

helal süt emmek; testin bu bölümü kat'i suretle hala tabu niteliğini taşıyan bekaret kavramına odaklanır. anne için bekaret hala bacakarasındadır ve fikirlerinde en ufak bir tozlanma yoktur. şimdinin "bekaret beyinde biter" veya "bu mantık işidir arkadaş" modalarına zerre kulak asmazlar. praktikte uygulanması gittikçe zorlaşan bir istektir annelerimizin bu istekleri. zira şeytana kurban etmek için bile bakire kız bulamayan satanistler varken melek annelerimize kurban edip evlenmek için bu nitelikte bir hanımefendi (!) bulmak kolay değildir.

testin bu bölümü kat'i bir kaleyle de örülü olsa her şey annelerin istediği gibi olamayacağından ve eli yüzü düzgünlük kriterine göre kanıtlanbilirliği daha zor olduğundan ilk bölüme göre daha kolay geçecektir. hanımefendi için köpek olmuş bir erkeğin gözünü sadece elde etme hisleri bürümüş olacağından helal süt emmişlik derecesindeki yıpranmalar gözardı edilebilir.

peki onca şeye rağmen oğlu için tanrıça arayan annemizin istekleri bununla da sınırlı kalmayacak üstüne "oturmasını kalkmasını bilen", "ailesi itibarlı (sonuçta davul bile dengi dengine di mi ama)","eğitim ve kültürün alayını yemiş bitirmiş" gibi sıfatlar yetersiz kalacaktır. netekim efendim kızımız bu özelliklere haiz olsa bile kafi gelmeyecektir. beri yandan oğlumuzun azgınlık seviyesi annenin bu isteklerini "etkisiz eleman"a çevirebilecektir.

savaşmayın sevişin diyerek kameralarımızı anneler başta olmak üzere tüm meraklılara tarhan erdem'in yapmadığı bir araştıma sonucuna çeviriyoruz. kaynak kimdir bilmiyorum ama gerçekler tüm çıplaklığıyla gözler önünde;

Hiç yorum yok: